G harfi ile başlayan eş anlamlı kelimeler
Ana Sayfa »Faydalı Bilgiler » Genel Bilgiler » G harfi ile başlayan eş anlamlı kelimeler

G harfi ile başlayan eş anlamlı kelimeler

   

G harfi ile başlayan eş anlamlı kelimeler

Eş Anlamlı ne demek ve Türkçede bulunan G harfi ile başlayan eş anlamlı sözcükler nelerdir? İşte Eş Anlamlı kelimeler ne demek ve G harfiyle başlayan eş anlamlı kelimeler ve anlamları.

Eş anlamlı, anlamdaş, müteradif veya sinonim; yazılışları ve okunuşları farklı anlamları aynı olan sözcüklere denir. Diğer bir ifade ile Eş Anlamlı kelimeler; yazılış ve okunuş bakımından farklı fakat anlamca aynı olan kelimelerdir. Bunlar cümlede birbiriyle yer değiştirdiklerinde cümlenin anlamında değişiklik ve bozulma olmaz. Eş anlamı (Anlamdaş) kelimelerin birisi genelde yabancı kökenlidir.

G ile başlayan eş anlamlı kelimeler

Güldürü: Komedi
Gövde: Beden
Güney: Cenup
Galibiyet: yenme, yengi, zafer.
Galip: yenen, üstün, baskın, üst gelen,
Gam: tasa, kaygı, üzüntü,
Gammaz: çekiştirici, fitneci,
Gamlanmak: tasalanmak, kaygılanmak, üzülmek,
Gamsız: kedersiz, tasasız,
Gani: zengin,
Gani gani: bol bol.
Garanti: teminat, güvence.
Garaz: kin, düşmanlık.
Garip: kimsesiz, yabancı, zavallı,
Gabi: aptal, anlayışsız.
Gaddar: acımasız, merhametsiz.
Gaf yapmak: pot kırmak,
Gafil: aymaz, ihtiyatsız, dalgın.
Gaflet: aymazlık, ihtiyatsızlık, dalgınlık.
Gaile: sıkıntı, dert, üzüntü,
Galeyan: coşma, kaynama.
Garipsemek: yadırgamak, garp: batı.
Gavur: dinsiz, merhametsiz, insafsız, gaddar.
Gaye: amaç, maksat, gayet: pek, çok, pek çok.
Gayret: emek, uğraşma,
Gayrı: artık, bundan böyle,
Gayri: başka, diğer, gazap: öfke, kızgınlık, hiddet,
Geberik: ölü.
Geçinememek: anlaşamamak, bağdaşarnamak, uyuşamamak.
Geçinmek: anlaşmak, bağdaşmak, uyuşmak,
Geçiş: intikal.
Geçiştirmek: savuşturmak, atlatmak.
Geçmek: arasından çıkmak, aşmak, akmak, etkilemek, tesir etmek, atlamak,
Geçit: boğaz, bel, belen, derbent,
Gebermek: ölmek,
Gecikme: rötar, tehir,
Geçer: sürümlü, yürürlükte bulunan, sayılı, ileri gelen, makbul.
Geçerlik: revaç
Geçici: muvakkat
Geçim: anlaşma, uyuşma, maişet
Geçimsiz: huysuz, kavgacı.
Geçmiş: mazi. geda: yoksul, dilenci,
Gedikli: daimî, kıdemli,
Gelecek: istikbâl, ati.
Gelenek: anane, örf, âdet.
Gelir: kazanç, irat.
Gelişigüzel: rast gele, özensiz, yarım yamalak, sudan, gönülsüz, üstünkörü.
Gelişim: inkişaf,
Gelişmek: büyümek, tekâmül, inkişaf, yetişmek.
Genç: delikanlı, körpe, taze,toy.
Genel: umumî.
Genelge: tamim.
Geniş: bol, enli, engin, ferah.
Genişlik: vüsat, yayıklık, en-boy karşıtı olarak,
Genişlemek: ferahlamak, büyümek,
Gerçek: hakikî, sahici, asıl.
Gerçekçi: realist,
Gerekli: lâzım, zorunlu, vazgeçilmez, mecburî,
Gereç: malzeme,
Gereksinim: ihtiyaç,
Geri: arka.
Gericilik: irtica, yobazlık,
Gerici: yobaz,
Gezdirmek: dolaştırmak,
Gezgin: seyyah,
Gütmek: sevk etmek, yönetmek, sürmek.
Güven: itimat, emniyet.
Güvence: teminat.
Güvenli: emin.
Güvenlik: emniyet.
Güvey: damat.
Güya: sanki.
Güz: sonbahar
Güzel: iyi, biçimli, gösterişli.
Güzide: seçkin, seçme.
Güzün: sonbaharda.
Gidişat: durum, davranış, tutum.
Gidişmek: kaşınmak,
Girgin: sokulgan, girişken,
Girişim: teşebbüs,
Girişken: girgin, müteşebbis,
Gitgide: gittikçe, giderek,
Giyecek: giysi,
Giysi: elbise, urba, esvap,
Giz: sır, esrar, gizem,
Gizemli: esrarengiz,
Gizlemek: saklamak,
Göçmek: çökmek, taşınmak, ölmek,
Göğüslemek: direnmek, katlanmak,
Gökyüzü: sema.
Gölek: gölcük,
Gömü: define, hazine
Gömüt: mezar, kabir,
Gönç: zengin, varlıklı,
Göndermek: yollamak,
Gönenç: refah,
Gönüllü: istekli.
Gönülsüz: alçak gönüllü, isteksiz,
Görenek: töre.
Görev: vazife,
Görevli: memur,
Görgü: tecrübe, adabımuaşeret,
Görkem: debdebe, ihtişam,
Görkemli: muhteşem,
Görmek: sezmek, farketmek.
Görmemiş: görgüsüz,
Grafik: çizge.
Gramer: dilbilgisi.
Gurup: batma, batış.
Gurur: benlik, büyüklük, övünme, çalım, onur, kibir
Gücenmek: kırılmak, darılmak.
Güç: zor, çetin.
Güçbela: güçlükle.
Güçlü: kuvvetli.
Görünüş: manzara,
Görüş: fikir.
Görüşme: mülakat, sohbet,müzakere,
Gösterişli: alımlı, güzel,
Göstermelik: numunelik,
Götürmek: taşımak, nakletmek.
Gövermek: yeşermek,
Göz: kaynak, delik, bakış, bölme, çekmece, nazar,
Gözdağı: tehdit, korkutma,
Gözetmek: korunmak, kollamak.
Gözlem: müşahede, inceleme,
Gözlemci: müşahit.
Gözüpek: atılgan, cesur, korkusuz.
Güçlük: zahmet, zorluk.
Güçsüz: aciz.
Güdüm: sevk.
Güleç: güler yüzlü.
Gülistan: güllük.
Gülünç: komik.
Günah: suç, sorumluluk.
Güncel: aktüel.
Gündelik: yevmiye.
Günebakan: ayçiçeği.
Günlü: tarihli.
Gürbüz: sağlam, güçlü.
Güreşçi: pehlivan.
Gür gür: gürül gürül.
Gürlük: feyz.
Gezi: seyahat, yolculuk,
Gezici: seyyar,
Gezinme: seyran,
Gıda: besin, yiyecek,
Gına: usanç, bıkma,
Gıpta: imrenme,
Gıyaben: arkasından, uzaktan, yokken,
Gider: masraf, harcama,
Giderek: gittikçe,
Gizli: görünmez,
Glikoz: şeker.
Göç: taşınma, nakil, muhaceret,
Göçer: göçebe,
Göçmen: muhacir





Benzer Konular

canlı kuran oku kuran dinle kuran izle
mekke kabe canlı yayın izle
büyük islam ilmihali
hadisi şerif
yemek tarifleri
en güzel oyunlar, oyun oyna