Muharrem ayı ne demek kısaca
Ana Sayfa »Dini Bilgiler » Fıkıh » Muharrem ayı ne demek kısaca

Muharrem ayı ne demek kısaca

   

Muharrem ayı ne demek kısaca

Muharrem ayı ne demek ve Muharrem ayı 2018 ne zaman? İşte Muharrem ayı ne demektir anlamı ve önemi ile Muharrem ayı hakkında bilgi.

Muharrem, kameri ayların birincisidir. Hicri takvime gire 1 Muharrem, Hicrî Yılbaşı'dır. Bu tarihte sevgili Peygamber Efendimiz (sav) Mekke'den Medine'ye göç etmiş, İslam tarihi için bir dönüm noktası başlamıştır. Hicretin ehemmiyeti dolayısıyla Muharrem Ayının birinci günü Hz Ömer devrinde takvim başlangıcı olarak kabul edilmiş ve uzun asırlar boyu İslam ülkelerinde Hicri Takvim kullanılmıştır.

Dünya'da geçerli olan 2 çeşit takvim vardır, birisi Miladi bu Hz. İsa'nın doğumu diğeri ise Hicri Müslümanların Mekke'den Medine'ye göçmesidir. Miladi takvimine göre yılbaşı 1 Ocak'tır. Hicri takvim'e göre ise Yılbaşı 1 Muharrem'de başlar.

İslam Alemi tarafından Hicri yılbaşı olarak kabul edilen ve Kur'an-ı Kerimde kıymet verilen dört aydan biri olan Muharrem ayı 2018, 11 Eylül Salı günü idrak edilecek. Yani Muharrem ayının başlangıcı 11 Eylül 2018 Salı günü'dür. Birçok duanın kabul olduğu Aşure günü de bu ay içindedir. Muharrem ayının onuncu gününe “aşura” günü denilir. Aşure günü 2018 yılında 20 Eylül Perşeme gününe denk geliyor.

Muharrem Ayının şeref ve bereketi büyüktür. Hicret gibi müstesna bir olayın vuku bulduğu bu ayda müslümanlar Allah'a olan ibadetlerini artırır, oruç tutar, nafile namaz kılarlar. 10 muharrem tarihinde Aşure Günü kutlanır. Komşulara hediyeler verilir, akrabalar ziyaret edilir Aşure Günü oruç tutmak çok sevaptır. Peygamberimiz bu günde, müslümanın çoluk çocuğuna ve ailesine ihsanda bulunmasının rızkının artmasına sebep olacağını müjdelemiştir.

Muharrem Ayı'nın önemini belirtmek için “Şehrullah” yani Allah'ın ayı adı verilmiştir.

Peygamberimizin Mekke-i mükerremeden Medîne-i münevvereye hicretinin başlangıç kabûl edildiği târihe, seneye “Hicrî Yıl” denir. Burada, ayın hareketi esâs tutulduğu için buna, “Hicrî-Kamerî Sene” veya “Sene-i Kameriyye” de denir.
 
Hicrî sene de mîlâdî ve rûmî târihler gibi 12 ay esâsına dayanır ve Muharrem ayı ile başlar, Zilhicce ile sona erer. Hicri Ayların adları şunlardır: Muharrem, Safer, Rebîul-evvel, Rebîül-âhir, Cemâzil-evvel, Cemâzil-âhir, Receb, Şâbân, Ramazân, Şevvâl, Zil-kâde, Zil-hicce.

Peygamber Efendimiz Hz Muhammed aleyhisselâm 53 yaşındayken Medîne'ye hicret etti. Bir hafta yolculuk yapıp mîlâdî Eylül ayının 20. ve Rebîülevvel'in 8. Pazartesi günü, Medîne yakınındaki Kubâ köyüne vardılar. Eylülün 23. gününü de burada geçirip, Cumâ günü Medîne'ye girdiler. Bu seneki Muharrem ayının birinci günü, yâni hicretten 66 gün evvel, Müslümânların hicrî-kamerî sene başlangıcı oldu. Bu da, târihçilere göre mîlâdın 622. yılındaydı. Temmuz ayının 16. Cumâ gününe rastladığı, Ahmed Ziyâ Beyin “Kozmoğrafya” kitabında yazılıdır. Kubâ köyüne ayak bastığı 20 Eylül günü Müslümânların yılbaşısı, yâni hicrî sene başlangıcıdır. 20 Eylül gününü başlangıç kabûl eden güneş yılına da “Hicrî-Şemsî Yıl” denir.

Muharrem ayına özgü bir namaz ve oruç var mıdır?

Mübarek gün ve gecelerde farz, vacip hükmünde bağlayıcı özel bir ibadet şekli yoktur. Yine sahih kaynaklarda Muharrem ayına özel kılınan bir nafile namazın olduğuna dair bir rivayet yoktur.

Böyle mübarek gün ve gecelerde kaza namazları olanların öncelikle kaza namazlarını kılmaları uygun olur. Ayrıca Kur'an okumak, dini eserlerden istifade etmek ve zikir ve salavatla meşgul olmak da mümkündür.

Muharrem ayı içerisinde oruç tutmak ise, müstehabtır. Peygamberimiz (s.a.s.) şöyle buyurmuşlardır: “Ramazan orucu dışında en faziletli oruç, Allah'ın ayı muharremde tutulan oruçtur. Farzlar dışında en faziletli namaz da gece namazıdır.” (Müslim, Sıyam 202, 203; Ebu Davud, Savm 56; Tirmizi, Mevakit 207; Nesai, Kıyamü"l-Leyl 6).

Muharrem ayının başında, ortasında, sonunda veya 13, 14, 15'inci günlerinde ya da 9, 10 veya 10 ve 11'inci günlerinde oruç tutulabilir. Muharrem ayının onuncu gününe de, aşura günü denmektedir. Rasulüllah (s.a.s.), “Aşura günü orucunun önceki yılın (küçük) günahlarına keffaret olacağını umarım” buyurarak (Tirmizi, Savm, 47, No: 752), ümmetine bu günde oruç tutmayı tavsiye etmişlerdir. Aşura günü oruç tutmakla ilgili olarak İbn Abbas (r.a.) şöyle anlatıyor: “Rasulüllah (s.a.s.) Medine'ye gelince, Yahudileri aşura günü oruç tutar gördü. Onlara: “Bu da ne (niçin oruç tutuyorsunuz)? “ diye sordu. “Bu, salih (hayırlı) bir gündür. Allah, o günde Beni İsrail"i düşmanlarından kurtardı. (Şükür olarak) Hz. Musa o gün oruç tuttu.” dediler. Rasulüllah (s.a.s.) de: “Ben Musa'ya sizden daha layığım (yakınım)” buyurup o gün oruç tuttu ve müslümanlara da tutmalarını emir (tavsiye) etti.” (Buhari, Savm 69, Enbiya, 22, Fedailu'l-Ashab 52; Tefsiru Yunus 1, Taha 1; Müslim, Sıyam 127, hadis no: 1130; Ebu Davud, Savm 64, hadis no: 2444).

Hz. Peygamber döneminde Yahudiler sadece Muharrem ayının 10. (aşura) gününde oruç tuttuklarından, onlarınkine benzememesi için öncesine veya sonuna bir gün ilave edilerek oruç tutulmasını tavsiye etmiştir. Bazı rivayetlerde ise bir öncesine ve bir sonrasına ilave ederek üç gün oruç tutulmasını tavsiye etmiştir (Ali el-Mütteki, Kenzu'l-ummal, VIII, 570). İşbu nedenle aşura günü oruç tutulurken önemli olan aşura gününü yalnız tutmamaktır. Bir önceki veya sonraki günü ilaveyle iki gün oruç tutulabileceği gibi her ikisini de ilave ederek üç gün de tutulabilir.





Benzer Konular

canlı kuran oku kuran dinle kuran izle
mekke kabe canlı yayın izle
büyük islam ilmihali
hadisi şerif
yemek tarifleri
en güzel oyunlar, oyun oyna