Safiyye Binti Huyey hayatı
Ana Sayfa »Dini Bilgiler » Siyer » Safiyye Binti Huyey hayatı

Safiyye Binti Huyey hayatı

   

Safiyye Binti Huyey hayatı

Safiyye binti Huyey (ra), soylu bir yahudi aileye mensuptu. Allah ve Resûlünü kavmine tercih eden mücâhide annemiz Safiyye binti Huyey; akıllı, tokgözlü, cömert, zekî, nâzik, ağır başlı, nezâket ve sabırda örnek bir hanımefendiydi. Safiyye Hayber'de, neslinin üstünlüğü, güzelliği iyi ahlâk ve namusluluğu ile herkesçe beğenilirdi.

Safiye binti Huyey (r.a.), babası Nadîroğulları kabilesinin lideri, annesi de Kurayzaoğulları liderinin kızıydı, önceden ailesi ve kavmi ile birlikte Medine'de yaşıyordu. Nadîroğulları antlaşmayı bozmaları sebebiyle Medine'den çıkarılınca o da ailesiyle birlikte Hayber'e yerleşti. Safiyye ilk evliliğini Sellâm b. Mişkem ile yaptı. Sellâm onu boşadıktan sonra Hayber'in ünlü komutanlarından olan Kinâne b. Übey ile evlendi. Safiyye'nin eşi Hayber Savaşı sırasında müslümanlar tarafından öldürüldü. Safiyye de esir düştü. Müslüman olarak Hz. Peygamber'le (sav) evlendi. Safiyye Hz. Peygamber'in (sav) diğer eşleri ile iyi geçinmeye çalışıyordu. Ancak Hz. Peygamber'in (sav) diğer eşleri onun önceden bir yahudi olması ve kendilerinin Hz. Peygamber'e (sav) yakınlıklarını öne sürerek ona karşı kırıcı sözler sarfediyorlardı. Safiyye bir gün yine böyle bir durumla karşılaşmıştı. Ağlayarak Hz Peygamber'in (sav) yanına geldi ve söylenenleri aktardı. Hz Peygamber (sav) onu, "Sen de,'Babam Hârun, amcam Mûsâ, kocam da Muhammed olduğuna göre benden nasıl üstün oluyorsunuz?' deseydin ya" diyerek onu teselli etti. Hz Safiyye hicrî 50 yılında 60 yaşında iken Medine'de vefat etti.

HZ SAFİYE BİNTİ HUYEY'NİN RÜYASI

O, ahlâkî güzelliği ve ailesinin üstünlüğü sebeblerinden bir hanımefendi olarak herkesce beğenilirdi. Hayber'de meşhur şâir ve kumandan Sellâm İbni Mişkem ile nişanlandı. Bundan ayrılınca “el-Kamus” kalesi kumandanı Kinâne İbni Ebi'l-Hukayk ile evlendi. Bu evliliği sırasında bir rüya gördü. Rüyasında Medine'den doğan ay geldi kendi odasına girdi. Bu rüyasını kocasına anlatınca Kinâne öfkelendi ve: “Sen Hicaz meliki Muhammed'e mi varmak istiyorsun? Onun kocan olmasını mı istiyorsun?” diyerek yüzüne şiddetli bir tokat vurdu. Gözü morardı. Fakat Safiyye'nin gönlü artık İslâm ışığı ile aydınlanacaktı. Hadiseler onu İslâm'a kavuşturacak, hatta mü'minlerin annesi olma şerefine erdirecekti. Onun bu şerefe nâil olması şöyle gerçekleşti:

Hicretin yedinci senesinde Resûlullah Efendimiz, Hayber üzerine yürümeye karar verdi. Medine'den sürülen Beni Nâdir ve Beni Kureyza Yahûdilerî Hayber'de de rahat durmadılar. Fesatlarına devam ettiler. Yapılan antlaşmalara riâyet etmediler. Kureyş ile işbirliği yaptılar. Müslümanların ticâret kervanlarını tehdit ettiler. İki Cihan Güneşi efendimiz de Yahûdilerin fesatlarını ocaklarında söndürmek ve Şam ticaret yolunu emniyet altına almak üzere Hayber'in fethini zarûrî gördü. Ashab-ı Kiram henüz Hudeybiye'den yeni dönmüştü, yorgundu. Fakat ilâhi emir gelmiş karar verilmişti. Bunun üzerine ashab yeniden toparlandı ve Hayber üzerine hareket edildi. Bu sefere Ümmü Seleme (r.a.) annemiz de katıldı. Resûlullah Efendimizle beraber yolculuk yaptı.

Hayber'de şiddetli çarpışmalar oldu. Hz. Ali'nin bu savaşta büyük kahramanlıkları görüldü. Onbeş şehit verildi. Yüze yakın Yahûdi öldürüldü. Birçok esir alındı. Ganimetler elde edildi. Safiye (r.a.) de esirler arasında idi. Onun babası ve kocası öldürülmüştü. Ganimet ve esirlerin hepsi bir kalede toplandı.

Efendimiz siyâsî bir taktik olarak, kabile ve kavimlerin reislerinin kızları ile evleniyor ve akrabalık kurarak onların gönüllerini İslâm'a ısındırmaya çalışıyordu. Bu sebepten esirler arasında bulunan Safiye (r.a.) ile görüşmeyi arzu etti. Bilâl-i Habeşi'den (r.a.) onu getirmesini istedi. Hz. Bilâl onu amcasının kızı ile birlikte Efendimizin huzuruna getirirken Yahudi erkeklerinin cesetlerinin yanından geçirdi. Safiye'nin (r.a.) yanındaki kadın ölü cesetleri görünce çığlıklar koparıp yüzünü gözünü tırnaklarıyla yırtmaya başladı. Üstüne başına topraklar saçtı. Saçı başı toz toprak içinde kaldı. Rahmet Peygamberi Efendimiz, durumu öğrenince Bilâl'e (r.a.) serzenişte bulundu ve: “Ey Bilâl! Senden acıma duygusu sökülüp atıldı mı ki, bu kadıncağızları ölülerinin yanından geçirdin? Onları böyle mi getirmeliydin?” dedi. Onun bu davranışından memnun olmadığını duyurdu.





Benzer Konular

canlı kuran oku kuran dinle kuran izle
mekke kabe canlı yayın izle
büyük islam ilmihali
hadisi şerif
yemek tarifleri
en güzel oyunlar, oyun oyna