Sevde Binti Zem'a kimdir
Ana Sayfa »Dini Bilgiler » Siyer » Sevde Binti Zem'a kimdir

Sevde Binti Zem'a kimdir

   

Sevde Binti Zem'a kimdir

Müminlerin annesi Sevde Binti Zem'a Peygamber Efendimiz Hz Muhammed (sav)'in ikinci eşidir. Hz Muhammed sallallahu aleyhi vesellem ilk eşi Hatice'nin ölümünden 2,5 yıl sonra Sevde ile evlenmiştir. Peygamber efendimizin muhterem hanımlarından Sevde'nin Nesebi (silsilesi), Sevde binti Zem'a bin Kays bin Abdişems bin Abdivüdd bin Nasr bin Mâlik bin Hasel bin Âmir, el-Kureyşi, el-Âmiridir. Annesinin ismi Şemmûs bint-i Kays İbn-i Zeyd İbn-i Amr İbn-i Âmiriye'dir.

Hz Sevde Binti Zem'a validemiz; uzun boylu, iri yapılı bir hanımefendi idi. Bunun yanında çok fedakâr, cömert, iyi niyetli, yumuşak huylu bir yapıya sahipti.

Sevde ve eşi Sekran b. Amr ilk müslümanlardandı. Mekkeli müşriklerin baskılarından kurtulmak için Habeşistan'a hicret ettiler. Bir müddet sonra Mekke'ye geri döndüler. Sekran dönüşte Mekke'de vefat etti. Havle bint Hakîm'in tavsiyesiyle Hz. Peygamber Efendimiz (sav) Sevde (ra) ile Mekke'de evlendi.

Peygamber Efendimiz Hz Muhammed (sav)'in Hz Sevde'den çocuğu olmadı ancak Şevde O'nun çocuklarına öz evlâtları gibi baktı. Cömertliği ve fakirlere yardımlarıyla tanınan Sevde, Hz. Ömer'in halifeliğinin son yıllarında Medine'de vefat etti.

HZ SEVDE'NİN RÜYASI

Havle, (r.anhâ) sevincinden adetâ uçuyordu. Bu şerefli hizmeti yerine getirmek üzere derhal oradan ayrıldı. Doğruca Zem'a İbni Kays İbni Abdişems'in evine gitti. Sevincinden gözleri parıldayan Havle (r.anhâ) Sevde (r.anhâ)nın yanına vardı ve: “Ey Sevde! Allah Teâlâ'nın seni ne gibi bir hayır ve berekete eriştirdiğini biliyor musun?” dedi. Sevde (r.anhâ) merakla: “Nedir o?” diye sordu. Havle: “Rasûlullah beni sana dünür olarak gönderdi” diye cevap verdi. Sevde (r.anhâ) bu habere çok sevindi. Böyle bir teklifi bekliyor gibiydi. Zira kocası Sekran'ın vefatından önce birkaç defa rüyasında bu haberle ilgili şeyler görmüştü. Son rüyasında gökyüzündeki ay süzülüp kendi üzerine inmiş ve başının etrafında dönmüştü. Rüyasını zevci Sekran'a anlatınca o: “Sen gerçekten böyle bir rüya gördüysen, bu benim öleceğime, senin de Peygamberimizle evleneceğine işarettir” diye yorumlamıştı.

Sevde (r.anhâ)'nın hatırına hemen bu rüya geldi. Böyle bir şerefe erebilmek herkese nasip olmazdı. Havle'ye teklifi babasına götürmesini söyledi. O da hemen kalktı ve Zem'a İbni Kays'ın yanına gitti. Oldukça yaşlanmış bulunan babasına durumu anlattı ve teklifi arzetti. O da tereddütsüz kabul etti ve Efendimiz hakkında: “Çok şerefli bir eş doğrusu” dedi. Sevde (r.anhâ) sevincinden gönlü pırıl pırıl uçuyordu. Ancak yine de Havle (r.anhâ)ya hemen cevap veremedi. Zira beş yetim çocuğu vardı. Onların Resûl-i Ekrem (s.a) Efendimizi rahatsız etmesinden endişe ediyordu. Cevabı gecikince Rahmet Peygamberi Efendimiz bizzat kendisi Sevde (r.anhâ)'nın yanına geldi. Karşılıklı görüşmede durum anlaşıldı. Efendimiz onun edebinden, sevgisinden ve çocuklarının başında vızıldamasından çekindiğini öğrenince ona nâzikâne bir şekilde: “Allah'ın rahmeti üzerine olsun. Kadınların hayırlısı küçük çocukları sebebiyle zorluklarla karşılaşandır. Seni bana nikâhlaması için akrabalarından birisini vazifelendir.” buyurdu.

Ne edeb!... Ne sevgi!... Ne hürmet!... İki sevgili arasında ne güzel hassasiyet… Ne incelik!… Birbirlerine karşı ne nezâket!... Hanım, efendisinin hizmetini ve rahatını düşünecek, efendisi de ailesine sevgi dolu, şefkatli ve engin merhamet sahibi olacak.. Sıcak yuva böyle kurulacak... Huzur dolu hayat böyle sağlanacak…

Hz. Sevde (r.anhâ) bu işle ilgili olarak kayınbiraderi Hatib İbni Amr'ı görevlendirdi. O da 400 dirhem mehir karşılığında onu Kâinâtın Server'ine nikahladı. Bu nikah Peygamberliğin onuncu yılı Ramazan ayında Mekke'de gerçekleşti. O sırada Sevde annemizin yaşı ellinin üzerindeydi.

Sevde (r.anhâ) vâlidemiz bir iman fedâisiydi. Allah'a ve Resûlüne tam teslim olmuş sâdık bir mü'mindi. Bütün inananlar gibi o da çok sıkıntılar çekti. Onun inancını yaşama, imanını koruma konusundaki gayreti, direnişi, sebatı ve sadakati Efendimize çok tesir etti. Tatlı dilli, güleryüzlü, örnek bir aileydi. İmanından zerre kadar taviz vermeyen mücâhide bir hanımefendiydi. Onun Habeşistan'a hicretinde çektiği sıkıntılar, çocuklarıyla dul kalması, geçim sıkıntısı çekmesi, İki Cihan Güneşi Efendimize ağır geliyordu. Onu yetimleriyle yalnız olarak bırakmak istemiyordu. Onun derdine çare olmayı kendine vazife biliyordu. Çünkü o çocuklarıyla birlikte himaye ve şefkate muhtaçtı. Bu sebebten Efendimiz evlilik teklif etti. O da bunu ganimet bildi ve memnûniyetle kabul etti. Kâinatın Serveri'ne eş olmak onun için ne büyük saâdetti. Sevde annemiz bu mutluluğu hayatında biricik gaye bildi. Çektiği çileler, sıkıntılar, kederler bu sayede sona erdi.

Fahr-i Kâinat (s.a) Efendimiz bütün evliliklerini Allah Teâlâ'nın emriyle yaptı. Hz. Âişe annemizle nikâhlandıktan sonra diğer hanımlarıyla evlendi. Nitekim Sevde annemizle evliliği de böyle oldu. Hz. Âişe küçüktü. Evlenecek yaşta değildi. Onunla sâdece nişanlandı. Sevde annemizle evlendi. Hadis-i şerifte: “Bütün zevcelerimle evliliklerim ve kızlarımı evlendirmem, hepsi Cebrâil aleyhisselâm'ın Allah Teâlâ'dan getirdiği izin ile olmuştur” buyuruldu.

Bu evlilikten kısa bir zaman sonra hicret izni verildi. Efendimiz Medine'ye hicret etti. Sevde annemiz Mekke'de kaldı. Efendimiz Medine'ye yerleşince Zeyd ibni Hârise ile Ebû Rafî'i Mekke'ye gönderdi. Sevde annemizi ve kızları Ummü Gülsüm ile Fâtıma'yı getirmelerini söyledi. Hz. Ebû Bekir (r.a)da oğlu Abdullah İbni Ebî Bekir'i aynı kafile ile birlikte gönderdi. Aile efradını ve Hz. Âişe'yi getirmesini istedi. Zeyd (r.a) kendi hanımı Ümmü Eymen'i de bu vesile ile getirecekti. Birlikte Mekke'ye vardılar ve aile efradlarını alarak beraber Medine'ye döndüler.

Sevde binti Zem'a (r.anhâ) için mescidin yanında bir oda yapılmıştı. Annemiz oraya yerleştirildi. Bundan sonraki ömrünü Efendimize ve çocuklarına hizmetle geçirdi.

O, Resûl-i Ekrem (s.a) Efendimizin hâne-i saâdetlerinde hizmetin en güzelini yapmaya gayret etti. Çok sâf bir yüreğe sahipti. Hatice annemizin ciğerpâreleri Fatıma ve Ümmü Gülsüm'e son derece nâzik davrandı. Onun bu samimi ve sevgi dolu gayretleri Efendimiz'in kalbine mutluluk veriyordu. Sevde annemiz Efendisini sevindirecek hiçbir fedakarlıktan geri kalmıyordu. Hz. Âişe'ye de hizmet etti. Hatta kendi nöbetlerini ona bağışladı. Hareketlerini, davranışlarını genç gelinin hoşnut olacağı şekilde ayarlamaya çalıştı. Sevgi dolu bir gönülle ona yaklaştı.





Benzer Konular

canlı kuran oku kuran dinle kuran izle
mekke kabe canlı yayın izle
büyük islam ilmihali
hadisi şerif
yemek tarifleri
en güzel oyunlar, oyun oyna