Mehmet Şemsettin Günaltay kimdir
Ana Sayfa »Biyografi » Mehmet Şemsettin Günaltay kimdir

Mehmet Şemsettin Günaltay kimdir

   

Mehmet Şemsettin Günaltay kimdir

Şemsettin Günaltay kimdir ve Şemsettin Günaltay nereli? İşte Türkiye Cumhuriyeti'nin 8. başbakanı, tarihçi ve eski Türk Tarih Kurumu başkanı Şemsettin Günaltay hayatı, biyografisi, eserleri, siyasi yaşamı hakkında bilgi.

Türkiye Cumhuriyeti'nin 8. başbakanı, tarihçi ve eski Türk Tarih Kurumu başkanı Mehmet Şemsettin Günaltay, 17 Temmuz 1883 yılında Erzincan ilinin Kemaliye ilçesinde, müderris İbrahim Edhem Efendi ile Saliha hanım'ın çocukları olarak dünyaya gelmiştir.

Mehmet Şemsettin Günaltay, Küçük yaşta İstanbul'a gelerek önce Üsküdar'da Ravza-i Terakki Mektebi'nde, sonra Vefa İdâdîsi'nde okudu. Arkasından, Cumhuriyet devrinde adı "Yüksek Öğretmen Okulu' olarak değiştirilecek Dârülmuallimîn-i Âliye'ye devam ederek, 1905'te bu okulun Fen Şubesi'nden birincilikle mezun oldu. Özel olarak Arapça, Farsça ve Fransızca öğrendi.

Meslek hayatına İstanbul Dârüşşafaka'da "Hendese Muallimliği' (geometri öğretmenliği) ile başlayan Mehmet Şemsettin, daha sonra Kıbrıs İdadisi'nde öğretmenlik, müdür muavinliği ve müdürlük yaptı. Sonra 1909 yılında gönderildiği Lozan Üniversitesi Doğa Bilimleri Bölümününü 1910 yılında bitirdi. Yurda dönünce Midilli İdadisinde ve İstanbul Gelenbevi Liselerinde müdürlüklerinde bulundu. Bu sırada tanıştığı Ziya Gökalp'in etkisiyle Türk tarihini araştırmaya başladı.

1915 yılında İstanbul Darülfünun Edebiyat Fakültesi Türk Tarihi ve İslâm Kavimleri Tarihi profesörü oldu. Süleymaniye Medresesi'nde Dinler Tarihi ve İslâm Felsefesi okuttu. 1919'da ise Edebiyat Fakültesi İslâm Kavimleri Tarihi ve Süleymaniye Medresesi İslâm Felsefesi müderrisliklerine tayin oldu. 1924 yılında İlahiyat Fakültesi'nin kuruluşunda bu fakültenin başına getirildi.

1914 yılında Osmanlı Meclis-i Mebusanı Ertuğrul Sancağı'ndan Bilecik Mebusu seçilerek siyasî hayata atılmıştır.1920 yılında Meclis-i Mebusan dağılana kadar bu görevde kaldı. 1918'de Meclis-i Mebusan idare memuru oldu. I. Dünya Savaşı'ndan sonra kurulan ve harp sorumlusu olarak İttihat ve Terakkî ileri gelenlerini sorgulayan Divan-ı Harp komisyonunda yer aldı. Mütareke günlerinde İstanbul Darülfünûnu'nda millî davayı kuvvetle savunan ve gençlere yol gösteren hocalardan biri olmuştur. Ankara'da millî hükûmet kurulduktan sonra, İstanbul Belediye Meclisi'nde üyelik ve başkan vekilliği yaptı. Bu arada, Anadolu ve Rumeli Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti'nde görev aldı.

Şemsettin Günaltay, Mustafa Kemal'in isteği ile, 1931'de "Türk Tarihi Tetkik Cemiyeti' adıyla kurulup 1933'te "Türk Tarih Kurumu' adını alan kurumun kuruluşundan itibaren kurucu üyesi olmuş ve 1941'de bu kurumun başkanlığına seçilerek bu görevini vefat etmiş olduğu 1961'e kadar, 20 yıl sürdürmüştür.

Şemsettin Günaltay, fen ve tabii ilimler öğrenimi gördüğü halde, tarihçi olmayı tercih etmiş ve çalışmalarını bu alana yöneltmişti. Daha ilk görev yıllarında iken İslâm düşüncesi ve tarihi üzerine yazılar yazmaya başlayan Günaltay, bu yöndeki makalelerini 1909 yılından itibaren "Sırât-ı Müstakîm' ve daha sonra "Sebilürreşad' adlı haftalık dergilerde yayımlamış ve böylece dönemin modern İslâmcıları arasında yer almıştır.

1923-1950 yılları arasında Sivas Milletvekilliği, 1950-1954 yılları arasında Erzincan Milletvekilliği yaptı. 1949 yılında Başbakan Hasan Saka'nın istifası üzerine 18. T.C. Hükûmetini kurmuş ve 15 Ocak 1949 iktidarına kadar da Başbakanlık görevini sürdürmüştür.

Şemsettin Günaltay, 1961'de İstanbul senatörü seçildi, ancak göreve başlayamadan 19 Ekim 1961 tarihinde İstanbul Ortaköy Şifa Yurdu'nda prostat kanserinden 78 yaşında hayatını kaybetti. Vasiyeti üzerine Ankara'da Cebeci Asri Mezarlığı'nda kızının yanında toprağa verildi.

Mehmet Şemsettin Günaltay eserleri;

1- Fennin En Son Keşfiyatından Telsiz Telgraf, Esîr, Mevcât-ı Esîriy-ye, Röntgen, Radyum, İyotlar, Elektron­lar.

2- Hurufattan Hakîkata. Sebîlürreşâd'dakı bazı yazılarını İhtiva eden bu kitapta İslâmi­yet'in ilerlemeye engel olmadığı, ancak sonradan karıştırılan hurafelerden arın­dırılması gerektiği görüşü üzerinde durur ve Asr-ı saadet ile daha sonraki dönem­leri karşılaştırarak Hz. Peygamberin teb­liğ ettiği dinle bugünkü müslümanlann dini arasında büyük farklar bulunduğunu söyler.

3- Târih-i Edyân. Bu eserinde din, dinlerin tasnifi ve din fikri üzerinde durduktan sonra tabii din­lerle (animizm, fetişizm, totemizm) Hindu­izm, Budizm ve Taoizm gibi Uzakdoğu dinlerini inceler.

4- Maziden Atîye. Türk tarihine ait yazıları­nın yer aldığı bu eserde İslâm'dan ön­ceki Türkler'i ele almış, Ziya Gökalp'in de etkisiyle kurtuluşu İslâmlaşmak, mu­asırlaşmak ve Türkleşmek'te bulduğu­nu açıklamıştır,

5- Zulmetten Nura. 1913'ten itibaren Sebîlürreşad'da yayımladığı yazılarından olu­şan bu eserde İslâm âleminin fikrî çöküsünün sebepleri ve kurtuluş yollan üzerinde durmuş, İslâm'ın üstünlükleri­ni anlatmıştır. Mehmed Akif Ersoy'un övgüsünü kazanan eser halk arasında geniş ilgi görmüştür. Rıfkı Melül Meriç, Ankara İlahiyat Fakültesi'ndeki dersle­rinde Hurufattan Hakîkata, Maziden Atîye ve Zulmetten Nura adlı eserlerin Midilli İdâdîsi müdürü Orhan Bey'e ait olduğunu ileri sürmüştür {TDEA, III, 404).

6- İslâm'da Târih ve Müverrihler. İslâm tarihçileri ve eserle­rini konu alan bu kitap. Yüksel Kanar ta­rafından sadeleştirilerek İslâm Tarihinin Kaynaklan Târih ve Müverrihler adıyla yeniden yayımlanmıştır.

7- İslâm Târihi. İslâm öncesi Arap tarihinden bah­seder.

8- Felsefe-i Ûlâ'. Eserin alt başlı­ğı îsbât-ı Vâcib ve Ruh Nazariyeleri'-dir.

9- Münte-hab-s Kıraat.

10- Müslümanlığın Çıktığı ve Yayıldığı Zamanlarda Orta Asya'nın Umumi Va­ziyeti.

11- Mezopotamya Sümerler, Akadlar, Gutiler, Amürüler, KassiÜer, Asurlular, Mittaniler, İkinci Bâbil İmparatorluğu.

12- Suriye ve Palestin.

13- İbrânîler.

14- Türk Tarihi­nin İlk Devirleri, Uzak Şark, Kadim Çin ve Hind.

15- Türk Tarihinin İlk Devirlerinden Yakın Şark, Elam ve Mezopotamya.

16- La decadence du monde musulman est-elle â l'invansion des Seîdjoukides.

17- Dil ve Tarih Te­zimiz Üzerine Gerekli Bazı İzahlar.

18- Tarih: Lise.

19- Yakın Şark II: Anadolu, En Eski Çağlardan Akamenişier İstilasına Kadar.

20- Yakın Şark III: Suriye ve Fi­listin.

21- İran Tarihi: En Eski Çağlardan İskender'in Asya Se-feri'ne Kadar.

22- Ya­kın Şark IV: Perslerden Romalılara Ka­dar -Selevkoslar, Nabatiler, Galatlar, Bitinya ve Bergama Krallıkları.





Benzer Konular

canlı kuran oku kuran dinle kuran izle
mekke kabe canlı yayın izle
büyük islam ilmihali
hadisi şerif
yemek tarifleri
en güzel oyunlar, oyun oyna