Muhammed Esed Fecr Suresi Tefsiri
Ana Sayfa »Tefsir Külliyatı » Muhammed Esed Tefsiri Oku » Muhammed Esed Fecr Suresi Tefsiri

Muhammed Esed Fecr Suresi Tefsiri

   

Muhammed Esed Fecr Suresi Tefsiri

FECR SURESİ

Nüzul sıralamasına göre onuncu sırada yer alan bu surenin adı, birinci ayetinde anılan fecr isminden gelmektedir.


1 ŞAFAĞI düşün 2 ve on geceyi!1


3 Çok olanı ve Tek olanı2 düşün!



4 Kendi yolunda akıp giden geceyi3 düşün!


5 Düşün bütün bunları; bunlarda, akıl sahipleri için hakikatin sağlam bir kanıtı4 yok mudur?


6 BİLMEZ MİSİN Rabbin neler yaptı "Âd [halkın]a,5 7 çok sütunlu İrem [halkına], 8 ki bütün o topraklarda bir benzeri inşa edilmemişti? 9 Ve vadide kayaları oymuş olan Semûd [halkın]a?6 10 Ve [pekçok] çadır direğine7 sahip Firavun'a?


11 [Onlar] toprakları üzerinde hak ve adalet sınırlarını aştılar; 12 ve orada büyük bir yozlaşma ve çürümeye sebep oldular; 13 işte bu yüzden Rabbin onları azap kırbacından geçirdi; 14 çünkü Rabbin, şüphesiz, her zaman gözetleyip durmaktadır!


15 İNSANA GELİNCE,8 ne zaman Rabbin onu, cömertliğiyle ve hoşnut olacağı bir hayat bağışlamakla denese, “Rabbim, bana karşı [ne kadar] cömertmiş!”9 der; 16 ama geçim vasıtalarını daraltarak onu denediği zaman ise, “Rabbim beni küçük düşürdü!” di(ye sızlanı)r.10


17 Ama hayır, hayır, [ey insanlar, bütün yaptıklarınızı ve yapmadıklarınızı bir düşünün:] siz yetime karşı cömert değilsiniz, 18 muhtaçları doyurmaya birbirinizi teşvik etmiyorsunuz,11 19 [başkalarının] mirasını aç-gözlülükle yiyip bitiriyorsunuz, 20 ve sınırsız bir sevgiyle malı-mülkü seviyorsunuz!


21 Peki, [Hesap Günü nasıl davranacaksınız,] yeryüzü ardarda sarsılıp paramparça olduğunda, 22 ve Rabbin[in haşmeti] ortaya çıktığında12 ve melekler [gerçek hüviyetleriyle] saf saf olduklarında?


23 İşte o Gün cehennem [gözönüne] getirilip konacak; o Gün insan [yaptığı ve yapmadığı her şeyi] hatırlayacak: ama bu hatırlamanın ne faydası olacak ona?


24 O, “Âh, keşke [gelecek] hayatım için önceden bir hazırlık yapsaydım!” diyecek.


25 Hiç kimse Allah'ın o Gün [günahkarlara verdiği] azap gibi azap veremez; 26 ve hiç kimse O'nun gibi bağlarla bağlayamaz.13


27 [Ama dürüst ve erdemlilere,] “Ey iç huzuruna ermiş olan insanoğlu!” [diye seslenecek Allah,] 28 “Rabbine O'ndan hoşnut kalmış ve [O'nu] hoşnut etmiş olarak dön: 29 gir, öyleyse Benim [öteki sadık] kullarımla birlikte, 30 gir cennetime!”



DİPNOTLAR

1 “Şafak” (fecr) insanın ruhî uyanışını sembolize eder; bu nedenle, “on gece”, hicretten önceki 13. yılda, Muhammed (s)'in ilk vahyini aldığı (bkz. 96. surenin giriş notu) ve insanlığın ruhî uyanışına katkıda bulunmakla görevlendirildiği Ramazan ayının son üçte birlik kısmına işaret eder.


2 Lafzen, “çifti ve teki” yahut “bir”i: yani, Yaratıcı'nın tekliği ve benzersizliğine karşılık yaratılanların çokluğunu (Beğavî, Sa"îd el-Hudrî'den naklen ve Taberî, yukarıdaki ifade ile ilgili alternatif yorumlarından birinde). “Çift sayı” kavramı, aynı türden birden fazla unsurun varlığına işaret eder: başka bir deyişle, karşıtı veya karşıtları olan ve bu nedenle başka şeylerle belli bir ilişki içinde bulunan her şeyi kapsar (karş. 36:36'da, bütün varlık evrenindeki bariz kutupluluğa işaret eden ezvâc terimi). Buna karşılık vetr terimi -veya daha yaygın olan Necdî telaffuzuna göre vitr -“tek” veya “bir” olan şeyi kapsar ve bu nedenle, Allah'a verilen adlardan biri olarak kabul edilir: çünkü “hiçbir şey O'na denk tutulamaz” (112:4) ve “hiçbir şey O'na benzemez” (42:11).


3 İnsanın Allah'ın bilincine varması ile birlikte “kendi yolunda akıp gitmeye” -yani, uzaklaşıp ortadan kalkmaya- mahkum olan ruhsal karanlığın teşkil ettiği geceye îma.


4 Lafzen, “[daha] sağlam bir delil” (kasem): yani, Allah'ın varlığının ve birliğinin ikna edici bir kanıtı.


5 Bkz. 7:65-72, ve özellikle 7:65 ile ilgili not 48'in ikinci bölümü. Sonraki ayette zikredilen İrem, bugün Ahkâf çölünün kumları ile örtülmüş bulunan "Âd kavminin efsanevî başkentinin ismi olarak bilinmektedir.


6 Bkz. sure 7, not 56 ve 59. Ayette zikredilen “vâdi”, Medine'nin kuzeyinde, Suudi Arabistan'dan Suriye'ye giden eski kervan yolu üzerinde bulunan Vâdi'l-Kurâ'dır.


7 Bu tanımlamanın bir açıklaması için bkz. sure 38, not 17.


8 Fe-emmâ (“Ama ...'e gelince”) edatı ile başlayan yukarıdaki ifade, 5. ayetteki “hakikatin sağlam kanıtı”na atıf ile açıkça bağlantılıdır -insanın yalnız bu dünya ile ve ona en yakın/somut faydalar vaad eden şeyler ile ilgili olup kural olarak öteki dünyayı düşünmediğine işaret (Zemahşerî, Râzî, Beydâvî).


9 Yani o, Allah'ın lütfunu kendisinin hakkı olarak görür (Râzî).


10 Yani o, refah yokluğunu veya kaybını bir imtihan olarak değil, ama ilahî “adaletsizliğin” bir delili olarak görür -ve dolayısıyla Allah'ın varlığını inkara kadar gider.


11 Yani, “muhtaçları doyurma isteği duymuyorsunuz” (karş. 107:3).


12 Lafzen, “Rabbin geldiği [zaman]”, ki klasik müfessirlerin hemen hemen hepsi bunu (kelimenin soyut anlamıyla) Allah'ın aşkın haşmetinin görünmesi ve O'nun hükmünün bir tezahürü olarak görür.


13 Bkz. 73:12-13, not 7.

Benzer Konular

canlı kuran oku kuran dinle kuran izle
mekke kabe canlı yayın izle
büyük islam ilmihali
hadisi şerif
yemek tarifleri
en güzel oyunlar, oyun oyna