Bakma Öyle Mahzun Bakışlım
Ana Sayfa »Şiirler » Dini Şiirler » Bakma Öyle Mahzun Bakışlım

Bakma Öyle Mahzun Bakışlım

   

Bakma Öyle Mahzun Bakışlım

Kan kaybederken insanlık, kurşunlara siper olan çocuklardır... Zalimin kirli vicdanında hiç sızlamayan bir dramdır... Ümmetin ihtilaflarına hiç uğramayan bir vebaldir... İnsanlığın boynuna astığı bir utanç lekesidir!..


Kan kaybederken insanlık, kurşunlara siper olan çocuklardır
 Zalimin kirli vicdanında hiç sızlamayan bir dramdır
 Ümmetin ihtilaflarına hiç uğramayan bir vebaldir
 İnsanlığın boynuna astığı bir utanç lekesidir!
...
 

Şeyda!
 Bakma bana öyle bir ümmet ağlıyor içimde
 Bakma öyle mahzun bakışlım
 Masumluk okunuyor gözlerinden
 Ve utanıyorum çocukluğunun muhacirliğine dalarken
 Bakışların bizi bizden almakta
 Bakışların bizi öze döndürmekte
 Susturulmuş çığlıklar biriktiriyorsun içinde
 Fersiz gözlerinden düşen yaşlar bin hüzün
 Dert ekiyorsun yüreğinin o kızgın çöllerine
 Dert büyük, amansız ve koyu girdap
 Ölümler olgunlaştırıyor bakışlarını...
 

Aç ellerini Şeyda
 Kanlardan kına mı yaktın ellerine?
 Gözlerine acılardan kaç mil çektin?
 Bakma öyle, acıların batıyor gözbebeklerimize
 Zulmün sesi sağır etmiş seni
 Lal kesilmiş her yanın
 Hayat bir göçük gibi üzerinde, sense direnişin ortasında
 Saçlarının görünmeyen akı, yüzsüzlüğümüze kara çalıyor
 Ah! Ne çok seyre daldım melalini...
 

Sen ölümden korkmuyorsun Şeyda!
 Çünkü ebabil olup uçacaksın cennete
 Ama o duruşun, vicdanımızın gözyaşını döküyor
 Suskunluğa, duyarsızlığa tokat oluyor
 Korkmuyorsun zalimden Şeyda!
 Ellerinde sapan taşları cesaretin belgeselini çekiyor
 Ama o cesaretin, bizdeki acizliği taşlıyor
 O sapanlar yüreğimize vuruyor
 

Ey alnı acıyı gösteren Şeyda!
 Annen nerede?
 Yetimliğin mahzunluğu kokuyor
 Baban hangi savaşın içinde?
 Öksüzlüğün bağrını hüzün kaplıyor
 Kardeşlerin hangi toprağın altında?
 Yarı canın eksik kalmış ağlıyor
 Akrabaların hangi bombaların ardında?
 Yalnızlık buram buram öfke biçiyor
 Arkadaşların hangi ölüm şekerini yemekte?
 Oyunlar kan ve barut kokuyor
 Evin hangi işgalin altında?
 Sokaklar seni taşıyor...
 

Bak Şeyda
 Kan kirletmiş elbiseni, yıka fatihalarla
 Delik deşik etmiş tüfekler
 Hadi dik birbirine bir kefen biç kendine
 Elif düşmez senin yüreğine
 Gözün diğer çocuklarda mı kaldı?
 Salıncakta salladığın hayalleri at kucaklarına
 Aydınlık müjdesini biriktir ceplerine
 Şafağın saçlarını örmesini bekleme!
 Sen s/at umut dolu yarınlara
 Gece tarıyor saçlarını yıldızlarla...
 

Şeyda!
 Akıllarınca özgürlüğünü kelepçelediler
 Ama ruh özgürlüğünün kelepçesi açık
 Umudunu söndürdüler
 Ama ötelerin umudu yanık
 Ölümünü istediler
 Ama ölüm zaten en güzel arzu
 Yüreğindeki o inancındır bu gücü veren
 Dirilişin adıdır göklerce genişleten
 Ah Şeyda, şimdi sana bakıp dönüyorum öze;
 Düşlerimiz ucuz kahramanlıklarsa,
 Utanç çalmalıyız hayatından
 Ve kahramanlığını baş tacı etmeliyiz yüreklere...
 

Gülüşlerinin üstüne acı örtüsünü mü örttün Şeyda?
 Düşlerin hangi duvarın ardında kaldı?
 Saklambaç oynarken bombalardan mı gizleniyorsun?
 Ebe olmak senin için "ölümü giymek" midir Şeyda?
 Körebe oynarken anneni mi arıyorsun, babanı mı?
 Yoksa şehadeti mi?
 

Eskidi insanlık, eskidi vicdan
 Bakma öyle bana bir ümmet ağlıyor içimde
 Bakma öyle mahzun bakışlım
 Masumluk okunuyor gözlerinden
 Ve utanıyorum çocukluğunun muhacirliğine dalarken
 Bakışların bizi bizden almakta
 Bakışların bizi öze döndürmekte...

Esra Toprak / Nisanur Dergisi - Haziran 2014 (31. Sayı)

Benzer Konular

canlı kuran oku kuran dinle kuran izle
mekke kabe canlı yayın izle
büyük islam ilmihali
hadisi şerif
yemek tarifleri
en güzel oyunlar, oyun oyna