Çocuklara Ramazan nasıl anlatılmalı?
Ana Sayfa »Faydalı Bilgiler » Genel Bilgiler » Çocuklara Ramazan nasıl anlatılmalı?

Çocuklara Ramazan nasıl anlatılmalı?

   

Çocuklara Ramazan nasıl anlatılmalı?

 Diyanet İşleri Başkanlığı Din İşleri Yüksek Kurulu Uzmanı Dr. Ülfet Görgülü, Ramazan"ın çocuklara nasıl anlatılması gerektiği konusunda değerlendirmelerde bulundu.

Çocukların 3-4 yaşlarından itibaren sorgulamaya başladığını belirten Görgülü, Ramazan ayında çocukların "Neden oruç tutuyoruz, oruç nedir?" sorularına şöyle cevap verilmesini önerdi:

“"Tutuyoruz çünkü Rabbimiz emretti" demek belki yeterli olmayacaktır. Öncelikle 'Rabbimizin bize verdiği hayat, sağlık, akıl, yeme-içme gibi maddi ve manevi pek çok nimetlerine, ikramlarına bir teşekkür olarak oruç tutarız. Ona olan sevgimizi, şükrümüzü ve bağlılığımızı oruç tutarak gösteririz' şeklinde açıklayabiliriz. Ayrıca öğretmen ve ödev ilişkisi üzerinden çocuğun anlayacağı şekilde örnek vererek, Rabbimizin ramazan ayı içerisinde oruç tutmayı müminlere bir görev olarak verdiğini, bizim de inancımızın bir gereği olarak Rabbimizi memnun etmek, hoşnut etmek ve onun da sevgisini kazanmak için bu görevi  seve seve yerine getirdiğimizi anlatabiliriz."

Görgülü, çocukların 'Neden aç kalıyoruz?' sorusuna, "Oruçla, imanımızı güçlendirmiş olduğumuzu, sabretmeyi öğrendiğimizi, dayanma gücümüzün bu vesileyle arttığını, çevremizdeki yoksul kimselerin bir nebze de olsa halini anlayabildiğimizi ifade edebiliriz" şeklinde yanıt verilmesini tavsiye etti.

"Çocuklara, 'Anne bu ramazan hiç gitmesin' dedirtmeliyiz"

Görgülü, anne-babalara "Çocuğumuza ramazanı, ramazanın güzelliklerini, orucu anlatmamız, eğer biz o güzellikleri üzerimizde taşımıyorsak, yaşantımızla, davranışlarımızla, sözümüzle bunu ortaya koyamıyorsak hiçbir anlam ifade etmeyecektir" uyarısında bulundu.

"Oruçluyum seninle oynayamam", "Oruçluyum aman bana dokunma" gibi ifadelerle çocukların isteklerinin karşılıksız bırakılmasının onun üzerindeki olumsuz etkisine dikkati çeken Görgülü, "Bu tür anne ve baba tutumları çocukta, orucun, hoş, güzel, yapılması gereken bir davranış olarak gönlüne yerleşmesine yardımcı olmayacaktır. Bilakis belki de gönül dünyasında maalesef oruca karşı menfi bir his yaşatmasına yol açabilecektir" ifadesini kullandı. Görgülü, oruç tutan anne ve babalara  bu konuda şu tavsiyelerde bulundu:

"Çocuklarımıza ramazan öncesinden daha hoşgörülü, daha fazla sevgi ve merhametimizi göstererek davranmalıyız ki çocuk hem ramazanı hem orucu bizim davranışlarımız üzerinden tanısın ve sevsin. Çocuk şöyle demesin 'Ramazan mı, oruç mu bir daha gelmesin evimize, geldiği zaman annem de babam da çekilmez oluyorlar.' Biz ramazanı da, orucu da, namazı da özleten olalım. Çocuklarımıza 'Anne bu ramazan hiç gitmesin evimizden' dedirtmeliyiz."

"Sahurun güzelliğini, rahmetini yaşamasını sağlayalım"

Çocukların güzele karşı bir meyli olduğuna işaret eden Görgülü, "Güzel bir şey gördükleri zaman hissettikleri zaman o tarafa doğru meyil ederler. Ona ulaşmak, onunla hemdem olmak isterler. Çocuğumuz bizimle birlikte oruç tutmak, namaz kılmak isteyecektir" dedi.  Görgülü, bir çocuğun namaz kılan bir anne babanın üstüne çıktığını, önünde oynadığını anımsatarak, "Çocuğun büyükleriyle o anda o havayı solumak istediğinin işaretidir bu davranışı aynı zamanda" değerlendirmesinde bulundu. Bu kapsamda sahura kalkmak isteyen çocukların da bu isteğinin karşılanması gerektiğine değinen Görgülü, şöyle konuştu:

"Bizim çocuğumuza merhametimiz, 'Aman uykusu bölünmesin, sahura kaldırmayayım' demek değil, bilakis oruç tutmayacak olsa bile sahura kalkıp o anın rahmetini, bereketini, sahur sofrasındaki güzelliği yaşamasını sağlamaktır. Bizim çocuğumuza merhametimiz onu namazdan, oruçtan uzak tutmak değil, onu namazla buluşturacak, sevdirecek ortamları imkanları ona hazırlamak. Mesela birlikte teravih namazına gitmektir."

"Çocuk oruç tutarak büyüdüğünü göstermek ister"

Çocuğa oruç tutmanın ve namaz kılmanın farz olmadığını hatırlatan Görgülü, ancak bunun çocuğun oruçla ve namazla buluşturulmasına da engel olmadığına dikkati çekti. Çocukların küçük yaştan itibaren bu ibadetlere alıştırılması gerektiğini vurgulayan Görgülü, "Farz olma çağına geldiği zaman çocuk zorlanmadan, isteksizlik göstermeden orucunu tutabilsin, namazını kılabilsin. 'Ben de sizinle birlikte oruç tutmak istiyorum' isteğini ortaya konduğu andan itibaren çocuklarımıza, 'Tabii ki yavrum ne kadar güzel olur' diyerek onu cesaretlendirmemiz lazım" ifadesini kullandı.

"Çocuk oruç tutarak büyüdüğünü göstermek ister. Orucun yetişkinlere ait bir ibadet olduğunu kavradığı zaman çocuk 'Ben de büyüdüm, ben de oruç tutabiliyorum' diyerek büyüdüğünü göstermek ister. Bize düşen ona destek olmaktır."

"Evimizde çocuk iftarları verebiliriz"

"Evimizde çocuk iftarları verebiliriz. Davetçi listesine kendisine bırakırız. 'arkadaşlarını sen davet edebilirsin, menüyü sen seçebilirsin ve senin istediğin şekilde sofrayı donatabiliriz' denebilir. Çocuk evlerine, sevgi evlerine beraber giderek, oradaki kardeşleri ile tanışmaları ya da onları evlerimize davet ederek ortak iftar sofralarında buluşmaları temin edilebilir. O çocuklara kendi harçlığından bir takım küçük hediyeler alıp götürmesi sağlanarak, paylaşımı öğrenebilir. Çocuklarımızın mülteci aileleri yaşadıkları ortamda ziyaret etmesi de önemli. Dolayısıyla oyuncaklarından, giysilerinden bir hediye paketi hazırlatarak mülteci çocukları ziyaret çok anlamlı bir davranış olacaktır." (diyanet)

Benzer Konular

canlı kuran oku kuran dinle kuran izle
mekke kabe canlı yayın izle
büyük islam ilmihali
hadisi şerif
yemek tarifleri
en güzel oyunlar, oyun oyna