Maazallah Ne Demek
Ana Sayfa »Dini Bilgiler » Şamil İslam Ansiklopedisi » Maazallah Ne Demek

Maazallah Ne Demek

   

Maazallah Ne Demek

MAAZALLAH
Her türlü kötülüklerden Cenab-ı Allah'a sığınmayı ifade etmek için kullanılan bir terkip. "Me'az". kelimesi mimli masdardır. Bu kelime; (euzü) fiili sema'en hazfedilmiş ve mef'ülüne (Allah'a) muzaf olmuştur. Te'kid ifade etmek için fiilinin yerine geçen mefulü mutlaktır.

E'ûzü billahi me'azen demektir. Herhangi kötü bir iş ve belâdan, üzüntüden mutlaka Allah'a sığınırım, Allah korusun, anlamına gelir.

Allah Teâlâ, Kur'an-ı Kerim'de Hz. Yusuf'un "maazallah" diyerek fuhşa ve kötülüklerden Allah'a sığındığım beyan eder (Yûsuf, 12/23, 79) "Maazallah" denildiği gibi daha çok (eüzübillahi) veya "este'izübillah" denilir.

Müste'iz (Allah'a sığınan), sığınırken, tek başına dini ve dünyevî faydaları celbetmeye muktedir olamayacağını, gerek şeytandan gerekse nefisten gelecek fitne ve zararları gideremeyeceğini anlamalı, her hayrın Allahın kudret elinde bulunduğunu, bütün zararları gidermeye O'nun gücünün yeteceğini ve O'nun yegâne müessir olduğunu kalbiyle bilmeli veya sonra lisanıyla "Maazallah" veya "euzübillah" diyerek bütün üzüntü ve belalardan, şerlerden (el-müsteazüminh'ten) Allah'a sığınmalıdır. İyi ve hayırlı işlerde Allah'ın yardımını istemelidir. Kur'an-ı Kerim'de Eğer şeytandan bir vesvese ve fesat arız olursa (bunu defetmek için) Allah'a sığın. Çünkü O Allah en iyi işiten ve çok iyi bilendir. Allah'a karşı gelmekten sakınanlar şeytan tarafından bir taife (fitne ve fesata) uğrayınca Allah'ı anarlar ve hemen gerçeği görürler. Şeytanın kardeşleri onları azgınlığa çekerler ve bundan hiç geri durmazlar" (el-Araf, 7/200-202). Bu ayetlerde Allah Teâlâ dil ile Allah'a sığınıldığında bunu işittiği gibi, kalbinizle de düşünerek Allah'a sığınmanızı bilir, diyerek şuurlu olarak "esteizubillah" dememizi ve kendisine bağlanmamızı tenbih ediyor.

Peygamberlerin hepsi, cahillik, kötülük ve belâlardan Allah'a sığınmışlar ve bunu ümmetlerine öğretmişlerdir. Allah Teâlâ, ümmetine öğretmesi için Hz. Peygamber (s.a.s)'e şöyle buyuruyor: "...Ve de ki, Rabbim, şeytanın dürtüştürmelerinden (fit ve fitnelerinden) sana sığınırım. Rabbim onların yanımda bulunmalarından sana sığınırım" (el-Müminun, 23/9798.). Felak suresinde bütün yarattığı şeylerin şerrinden Allah'a sığınmak emredildiği gibi, Nas suresinde de insanların kalblerine daima vesvese veren insan ve cinden olan sinsi şeytanların şerlerinden her şeyin malikî ve insanların Rabbi Allah'a sığınmak emredilmiştir. Peygamberimiz (s.a.s), her şeyin şerrinden, fakirlikten, borçlardan, görünür ve görünmez kaza ve belâlardan düşmanların şerlerinden, zulmetmek, zulmolunmak, nifak ve şikak gibi her türlü kötü ahlâktan, hülasa, gazabından rızasına, ukubetinden afv ve atıfetine eüzubillah diyerek sığınmayı ümmetine öğretmiştir (Mansur Ali Nasıf, et-Tac, V, 123-139).

Peygamberimizin yakınlarında, birbirleriyle sövüşüp döğüşen iki kişiden birinin şiddet ve gazabından yüzü kızarmış ve şah damarı şişmişti. Bunun üzerine Resulullah (s.a.s), "Ben bir kelime bilirim ki eğer şu kişi o kelimeyi söylese, kendisinde bulunan gazab hali mutlaka gider. Evet o ki,si eüzubillahimineşşeytanirracim dese kendisinde bulunan bu hal gider" buyurdu. Orada bulunan ashab ona Resulullah'ın şeytandan Allah'a sığın dediğini, söylediklerinde o da "vay bende delilik mi var?" diyerek itiraz eyledi (Buhari, Müslim, Ebu Davud, Tirmizi, Mansur Ali Nasıf, et-Tac, V, 52). Herhalde bu adam, kötü bir gazabın şeytan tarafından ilka edilen fitne ve fesattan ibaret olduğunu sanan ve istiazenin meziyetini anlamayan bir bedevî idi.

"Kur'an okuyacağın vakit kovulmuş olan şeytandan Allah'a sığın" (en-Nahl, 16/98) ayetinin gereği olarak okumaya başlarken eüzu çekerek cin ve insan şeytanlarının şerlerinden Allah'a sığınmak gerekir. Bu ise, ucub, kibir gibi manevî hastalıklardan Allah'ın korunmasını şuurlu olarak samimiyetle istemektir. O halde Allah'a sığınmak kalbin fiilidir. Bu sebeble alimlerin çoğu lafzen eüzu çekmek vacib değil, sünnettir, demişlerdir.

Ata b. Ebi Rabah (v.114/732) gibi bazı âlimler, ister namaz içinde olsun ister dışında Kur'an okurken eüzu çekmek vacibtir demişlerdir. Hanefîlere göre namazın ilk rekatında Fatihadan önce eüzu besmele çekmek sünnettir. İmama uyan çekmez. Mesbuk geçirdiği rekatları kaza etmeye başladığında çeker. Şafiîlere göre namazın her rekatında sünnettir, besmele çekmek farzdır. Malikîlere göre ise nafile namazlarda caiz ise de farz namazlarda mekruhtur.

Muhiddin BAĞÇECİ

Benzer Konular

canlı kuran oku kuran dinle kuran izle
mekke kabe canlı yayın izle
büyük islam ilmihali
hadisi şerif
yemek tarifleri
en güzel oyunlar, oyun oyna