Kerahat ve İstihsan hakkında dini terimler
Ana Sayfa »Dini Bilgiler » Büyük İslam İlmihali » Kerahat ve İstihsan hakkında dini terimler

Kerahat ve İstihsan hakkında dini terimler

   

Kerahat ve İstihsan hakkında dini terimler

KERAHET ve İSTİHSAN

Mübarek dinimizde helal, haram, mubah, mekruh, müstahsen veya gayri müstahsen şeylerin bir kısmı fıkıh kitablarımızda: "Kitabu'l-Kerahiye ve'l-İstihsan, Kitabu'l-Hazer ve'l-İbaha, Kitabu'l-Zühdi ve'l-Vera', Kitabu'l-Et'ime ve'l-Eşribe" gibi başlıklar altında yazılı bulunmaktadır. İşte bu ilmihalimizin bu sekizinci kitabı, bu kısma ait bazı meseleleri kapsamaktadır.

Bazı Dinî Deyimler

İstihsan, bir şeyi güzel saymak ve güzel sanmaktır. Fıkıh usulünde, "Zahiren kıyası bırakıp insanların ihtiyacına daha uygun olanı almaktır." Diğer bir ifade ile: "Kolaylık için güç olanı terk etmek ve herkesin alışık olduğu işlerde, din yönünden bir müsaadeye bağlı, kolaylık tarafını arayıp benimsemek" demektir. Burada İstihsan'dan maksad, çok gerekli ve çok güzel birtakım dinî meseleleri açıklamaktır.
   
Dinimizin güzel gördüğü ve müstahab saydığı şeylerden her birine "Müstahsen" denir. Bunun karşıtı da "Gayr-i müstahsen"dir.
   
Kerahiyet, lûgat anlamı bakımından, zahmet, meşakkat, şiddet ve bir şeyi fena görmektir. Din deyiminde ise, yapılmaması daha iyi olan bir şeyin terk edilmeyip yapılması demektir. Buna "Kerahet" de denir. (Mükelleflerin İşleri Bölümüne bakılsın.)
   

Hazer, lûgat anlamı bakımından engellemek demektir. Mahzur yerinde kullanılır ki, yasak anlamındadır. Din yönünden yapılması yasak olan şeylere denir. Çoğulu "Mahzurat"dır.
   
İbaha, mubah kılmak, bir şeyin yapılmasını ve yapılmamasını eşit tutup caiz görmektir. Bir şeyin yapılmasına verilen izin, bir ibahadır. Bir yemekten bir kimsenin yemesine yetkili zatın verdiği iznine de "İbaha" denir. (Mükelleflerin İşleri Bölümüne Bakılsın.)
   
Zühd, birşeyden yüz çevirmek ve kaçınmak anlamındadır. Dünyaya yönelmeyip ibadet ve hayır işleri ile fazla uğraşmak demektir.
   
Vera', harama düşmek korkusu ile şüpheli şeylerden kaçınmak demektir. Buna "Takva ve ittika" da denir. Vera ve takva sahibine de "Müteverri' ve Müttakî" denir.
   
Met'umat, yenen ve içilip tadılan şeylere denir. Her yenen şeye "Taam" denir. Bunun çoğulu "Et'ime"dir.
   
Meşrubat, içilen sıvı şeylerdir. Lûgatta her içilen sıvıya "şarab" denilir. Bunun çoğulu "Eşribe"dir. Din deyimide ise şarab, sarhoşluk veren herhangi bir sıvı demektir. "Hamr" denilen içkiye de "Şarab" denegelmiştir. (Helal, haram, mubah ve mekruh tabirleri için "Mükelleflerin İşleri" bölümüne bakılsın.)

Benzer Konular

canlı kuran oku kuran dinle kuran izle
mekke kabe canlı yayın izle
büyük islam ilmihali
hadisi şerif
yemek tarifleri
en güzel oyunlar, oyun oyna