Esmaül Hüsna El Musavvir Anlamı
Ana Sayfa »Dini Bilgiler » Fıkıh » Esmaül Hüsna El Musavvir Anlamı

Esmaül Hüsna El Musavvir Anlamı

   

Esmaül Hüsna El Musavvir Anlamı

Allahın 99 ismi (esmaül hüsna) El Musavvir ne anlama geliyor? Musavvir, mahlûkata takdir edilen en uygun, en güzel şekil ve sureti verendir. Cenab-ı Hakk mutlak iradesi ile yarattığı her varlığa tasvir fiili ile bir suret vererek hususiyet kazandırmıştır. Kur`an-ı Kerim`de geçen "Hâlık-Bari-Musavvir" sıralamasında yaratmanın son aşaması olan tasvir fiiline "Musavvir" ismi ile işaret edilir. Bir şeyi yaratması için sadece “Ol” emri yeterli olan Cenab-ı Hakk için aşama, zaman söz konusu değildir. Aşama, sadece zamanla kayıtlı olan mevcudat içindir. Hakiki mürşid olan Rabbimiz de kelamından yaratıcılığının safhalarını kullarının tasavvur gücüne göre, üç ismi peş peşe zikrederek bildirmiştir.
 
Risale-i Nur`da insanın maddi ve manevi sureti olduğu vurgusu yapılır. “Sima-yı vechiye-i şahsiye” ifadesi ile görünen maddi sima kast edilirken “Sima-yı istidadiye-i hususiye” ile herkesin tam göremeyeceği manevi simaya işaret edilir. Manevi simadan kasıt her ruhun taşıdığı ahlak, istidatlar, sıfatlar ve daha başka özelliklerdir.

Allahın 99 İsmi ve Anlamları Detaylı Bilgi İçin Tıklayın!
 
Ancak Allah-u Teâlâ"nın tam olarak bileceği bu hususiyetlere en uygun olan maddi bir suret verilir. Bütün canlı varlıkların mahiyetlerine göre verilen bu suretler hem uyum hem ahenk arz ederler. Her şeyi bir takdir ile planlı, örneksiz ve mükemmel yaratan Allah (CC)`ın eşyaya son şekli vermeyi ifade eden "tasvir" fiili de mükemmel olacaktır. Manaları suretler halinde ortaya çıkaran Hâlık-ı Musavvir, zaman içinde yaşanan duyguları da insan yüzünde ayrıca tasvir eder. Musavvir olan, “insanların dış görünümlerini süsleyen ve sırlarını aydınlatan” (Razi) Rabbimiz ruhun yaşadığı korkuyu, sevinci, endişeyi insan simasında tasvir eder, okutur.
 
Evet, Sâni-i Hâkim dünyanın, semanın, insanın, hayvanın, bitkinin kısacası her şeyin şeklini; isimlerinin tecellisi ile sınırlandırıyor, düzene koyuyor ve her biri için belli bir miktar belirliyor. Bir ismin tecellisi ön planda olsa dahi diğer isimlerinden ayrı değildir. Yani tasvir fiilini iradesiz, ilimsiz, hikmetsiz gerçekleştirmiyor. Kemal sıfatların tek sahibi olan O`dur. Çünkü O Vahid`dir, birdir. Her canlının özellikle de her türün fiziki yapısındaki bütünlük ve ortak özellikler O`nun birliğine işaret eder.
 
Musavvir olan Allah Rahman`dır, rahmeti ile suretleri hatta parmak uçlarını bile birbirinden farklı yaratır. El-Hattabî, bu ismi “birbirleriyle tanışmaları için varlıkları değişik suretlerde yaratan” diye tanımlamıştır.
 
Birbirinin aynı olan iki insan yoktur. Çünkü Musavvir olan Rabbimiz Ehad`dir. Ehadiyeti ile tasvir eder, yani hususi teveccüh ile tasarrufta bulunur ve şekil verir. Bu ismin gereği olarak birbirinin aynı hiçbir şeyin olmaması gerekir, nar tanelerinden kar tanelerine hatta zerrelere kadar hiçbir şeyin…
 
Musavvir olan Allah hem Âlim`dir hem Mürid`dir hem Kâdir`dir. Her ferde farklı bir suret verebilmek için gerekli olan sonsuz ve ihatalı irade, ilim ve kudrete sahiptir. Özel bir suret vermek için geçmişteki bütün simaları bilmesi ve öylece yaratması gerekir. O bütün sebeplerin bir araya gelse bile yapamayacağı bu işi, ilm-i ezelisi ile ve sonsuz tasvir kudreti ile yapıyor. Saniyede dört insan ve her gün 350.000 insanı kolaylıkla yaratan ve her ferdin gözbebeğinden tutun saç teline, parmak uçlarına kadar farklı yaratan Allah (CC), kelamında inkârcılara şöyle meydan okuyor:
 
“İnsan kendisinin kemiklerini bir araya toplayamayacağımızı zanneder. Evet, biz onun parmak uçlarını bile eski haline getirmeye güç yetiririz.” (Kıyamet: 3-4)
 
Musavvir olan Allah, Hâkim-i Mutlak`tır. Ezeli hikmeti ile her sureti bir gayeye yönelik yaratır, israf etmez. Her varlığa kâinattaki rolüne uygun bir şekil ve suret verir. Mesela anne karnındaki çocuğun var oluş aşamalarının her birinde aldığı şekil olması gerektiği gibidir. Doğumla en biçimli tarza sokan Musavvir-i Hâkim, her organı mahiyetine göre şekillendiriyor. Hangi organ hangi işi yapacaksa ona göre ince-kalın, uzun-kısa yapar. Hayati organları koruma ve daha başka görevleri yerine getiren iskeletin şeklinden tutun, yemeği çiğnemek için yumuşak dokuda biten dişlerin yapısına kadar hepsi hikmetle gerçekleşen tasvirlerdir. Hayatın devamı için belirli bir ölçüye geldikten sonra gelişimi duran bu organlar olması gereken şekli alırlar.
 
Evet! Musavvir olan Rabbimiz Vedûd`dur, Mücemmil`dir, Müzeyyin`dir. Papatyanın ortasındaki intizamlı şekillerden kelebeğin kanatlarındaki kusursuz simetriye, bayram sabahlarının güzelliğinden rahmet nazarına en çok mazhar olup rahmetin ve nurun üzerine indiği Kâbe"nin güzelliğine kadar hepsi O (CC)`nun güzelliğinden haber verir. Çünkü O, Musavvir-i Cemil`dir.
 
Fakat ne yazık ki bizler mükemmel bir manzarayı veya herhangi güzel bir şeyi görünce tepkimiz şöyle oluyor: “Sanki tablo gibi” veya “Bir ressamın fırçasından çıkmış gibi.” Sanki insanın fırçası ve kalemi (hâşâ) Allah`ın sonsuz tasvir kudretinden daha üstünmüş gibi…

Hâlbuki bütün heykeltıraşlar, ressamlar, mühendisler eserlerini O`nun eserlerine benzetme çabası içindeler. Benzetirlerken de genellikle en güzel şeyleri model olarak seçerler. Benzetme ne kadar fazla ise eser o nispette güzeldir ki insana o tasvir gücünü veren yine Allah`tır. Oysa Allah`ın yarattığı her suret güzeldir. Öyle ki yol kenarlarında kendi kendine çıkmış ve ayaklar altında çiğnenen bir çiçeğe bile hayal sınırlarının ötesinde çok güzel ve mükemmel şekiller verir.
 
Acaba neden böyle çok ve her biri diğerinden farklı bu kadar sureti yaratır? Elbette ki tanınmak, sevilmek, şükredilmek kısacası hak ve rahmetin ta kendisi olan ubudiyet için... Ebediyet için halk olunan insanın temaşasına sayısız tasvir örneklerini sunarak sonsuzluk sırrını gösterir. Monotonluktan sıkılan ve sonsuzluğa âşık insanın ebedi ve değişken seyir isteğini tatmin eder.
 
Yerin güzelliklerinin ortaya çıkıp güzel bir suret alan ilkbaharda akılları ve kalpleri hayran bırakan varlıklar lisan-ı halleri ile “Ya Musavvir Ya Musavvir” ismini zikrederlermiş. Acaba bizler bu suretleri hakkıyla temaşa edip zikirleri işitiyor muyuz? O`nu hakkıyla yüceltmeyen bizlere cevap Kur`an-ı Kerim`den geliyor:
 
“Şahit olarak Allah yeter.”

Elhamdulillahi Rabbilalemin.

Nevin Yapıcıoğlu

Benzer Konular

canlı kuran oku kuran dinle kuran izle
mekke kabe canlı yayın izle
büyük islam ilmihali
hadisi şerif
yemek tarifleri
en güzel oyunlar, oyun oyna