Hz Muhammed'in Cesaret Ve Kahramanlığı
Ana Sayfa »Dini Bilgiler » Siyer » Hz Muhammed'in Cesaret Ve Kahramanlığı

Hz Muhammed'in Cesaret Ve Kahramanlığı

   

Hz Muhammed'in Cesaret Ve Kahramanlığı

Peygamber Efendimizin Cesaret Ve Kahramanlığı
 

Bu özellik, insan olmanın en üstün cevheri, yüce ahlâkın temel taşıdır. Azim, ka­rarlılık, gerçekçilik ve doğru sözlülük, bütün bunlar sadece cesaret ve yiğitlikten doğar. Hz. Peygamber sallallahu aleyhi vesellem yüzlerce felaket, tehlike ve bir çok savaşla yüzyüze geldi. Fakat hiçbir zaman azim ve sebat ayağı yerinden oyna­madı. Bedir savaşının kıran kırana ortamında üçyüz zayıf müslümanın ayağı, bin kişilik silahlı ordu karşısında yerinden oynamaya, sarsılmaya başlayınca koşarak Peygamber'in eteğine sığınılıyordu. Kolu ve bileği nice büyük savaşlar kazanmış olan Hz. Ali (ra) diyor ki: "Bedir savaşında amansız düşman saldırılan bütün hı­zıyla üzerimize geldikçe Hz. Peygamber'in yanına sığınıyor, O'nu kendimize siper ediyorduk. O, herkesten daha cesurdu. O gün müşrik ordusunun saflarına Hz. Peygamber'den daha yakın kimse yoktu."
 

Huneyn savaşında Hevâzin kabilesi tarafmdan amansız bir ok yağmuru başla­yınca pekçok müslüman savaş alanından geri çekildi. Ama Hz. Peygamber sallal­lahu aleyhi vesellem birkaç fedâîsiyle birlikte her zaman olduğu gibi savaş alanın­da dimdik durdu. Allah Resulü bu sırada katırını dizginleyerek ilerlemeye çalışı­yordu. Ama fedakâr sahabîler kendisine engel oluyordu. Düşman askerlerinin he­defi sadece Hz. Peygamber sallallahu aleyhi vesellem'di Buna rağmen mübarek ayağında en ufak bir sarsılma olmadı. Adamın biri bu savaşa katılan Berâ (ra)'a "Huneyn savaşında siz de kaçmış mıydınız?" diye sordu. Berâ (ra) da, "Evet, ama ben Hz. Peygamber sallallahu aleyhi vesellem'in yerinden bir adım dahi geri çekil­mediğini gördüm. Allah'a yemin ederim ki savaş en şiddetli noktaya ulaştığında Hz. Peygamber sallallahu aleyhi vesellem'in yanma giderek O'na sığmıyorduk, içi­mizde en cesur ve en korkusuz olanlar Hz. Peygamber sallallahu aleyhi vesellem ve O'nunla birlikte duranlardı" dedi."
 

Hz. Enes der ki: "Hz. Peygamber sallallahu aleyhi vesellem herkesten daha ce­surdu. Bir gün Medine'de, "Düşman geldi!" diye bir yaygara koptu. Halk karşı koymak için harekete geçti. Herkesten önce davranıp sokağa ilk çıkan Hz. Pey­gamber sallallahu aleyhi vesellem'di. Korkusuzca herkesten önce ortaya çıkmak için atının eğerlenmesini bile beklemedi. Atın çıplak sırtına binerek bütün tehlike­li bölgeleri dolaşıp geldi ve: "Tehlike yok!" diyerek insanları teskin etti.
 

Hz. Peygamber sallallahu aleyhi vesellem hiçbir zaman kendi eliyle bir insan öldürmedi. Übey b. Halef, Hz. Peygamber sallallahu aleyhi vesellem'in en aman­sız düşmanıydı. Bedir savaşında esir düştükten sonra fidye vererek kurtulmuştu. Mekke'ye giden yol boyunca: "Her gün yulafla beslediğim bir atım var. Bir gün ona binerek gelecek ve Muhammed'i öldüreceğim." Ahdini tekrarlaya tekrarlaya gitti. Uhud savaşında işte o atı dizginledi ve safları yararak Hz. Peygamber sallal­lahu aleyhi vesellem'in yanına ulaştı. Müslümanlar araya girerek onu durdurmak istediler. Ama allah Resulü engel oldu ve bir müslümanın elinden mızrağı alarak ona doğru fırlattı. Mızrak Übey'in boynunu sıyırıp geçti. Bunun üzerine korku içinde bağıra çağıra kaçtı. İnsanlar yarasına bakınca, "Önemli bir yara değil, niye bu kadar korkuyorsun?" dediler. Übey şöyle dedi: "Doğru, ama bu Muhammed'in kendi eliyle açtığı yaradır! —Yani bundan kurtuluş yoktur-" dedi.

Benzer Konular

canlı kuran oku kuran dinle kuran izle
mekke kabe canlı yayın izle
büyük islam ilmihali
hadisi şerif
yemek tarifleri
en güzel oyunlar, oyun oyna